16 Aralık 2010 Perşembe

Yürek köşem'de ..

İçimdeki umarsız aşk'a tapışımsın..
Köşemdeki sessizliğin adı sen! 
Lügatımda biten kelimelerin sesli harfleri olup çoğalıyorsun içimde..
Yokluğuna hayranım ben..
En çok gidişlerinde sevdim seni..
Teninin sıcaklıgını henüz bulamadım başka aşklarda..
Kalbim tıpkı bir fahişe gibi  dolaşmak istedi her kalpte..
Beceremedi/m ..
Baştan sardım yokluğunu..
Hiçbir aşk beni terkederken senin gibi öpmedi..
Gelicek gibi..
Ve aslında hiç gitmemiş gibi..
Verdiğin acının tadı damağımda kaldı..
Birdaha gelse de öyle gitse dedim ardından..
Dedim ya en çok gidişlerini sevdim..
Gelir gibi yapıp öpüşlerini,umarsız gidişlerini...
Bu yüzden bağlamadım kalbimi hiç bir aşk'a..
Kelimelerim sadece sana aktı..
Ayları sende unuttum..
En sıcak iklimde gidişinin ürpertici etkisindendir sana hayranlığım..
Ben hep doğduğum  ayda kaldım..
Doğduğum aydan beri yanıyorum..
Seninle doğmuş gibi..
Gidişinle ölmüş gibi ..
Şimdi doğduğum ayda bıraktıgın sıcaklıkta kalbim,
Orada bekliyorum seni..
Yürek Köşemde..
Gözyaşlarım için yüreğime tuttuğum şemsiyemle ..

7 Aralık 2010 Salı

Gitme/den ..



Kapat tüm ışıkları sensizlikle yüzleşmeliyim..
Bırak korkularım voltasını serbestce atabilsin içimde..Yalnızlığın ağırlığıyla başetmeliyim..
"Derin" gözlerini değdirme yüreğime..
Son bakışın kalmasın bende..
Dilime koyma adını,sebepsiz gidişlerine henüz bir kılıf uyduramamışken,içimde nam salan aşkını söküp at öyle git!
Yok et ellerini de !
Sensizlikten buz tutmuş kalbime dokunmaya kalkma!
Kulaklarımıda sağır et ismine..Sil lugatımdan sonu sana çıkan her kelimeyi..
Bakma ardına sakın! Dur der dilim,susturamam sevdamı...
Ve veda etme sakın!
Yoksa aşkına ağma olmuş gözlerim yolunu gözler..
Şimdi üç noktanı koy bitişlerimizin ardına..
Sen giderken ayrılığa yenik düşen her aşk için ağıt yakıyor olacağım..
Gelmeden mumları yak..
Bir dilek tutarim ask'a dair,belki korkularım gider aydınlığınla..

28 Kasım 2010 Pazar

Düş/meden düşlerimden ..



Uykudan yeni uyanmış sersem çocuk edasında ayrılığın..
Başını bir türlü hatırlayamadığım rüyalarım ,yokluğunla kuşanmış kabuslarım var..
Uyurgezer oldu yokluğun..
Uyku halimde bedenimi sana götüren, tutup ellerimden sensizliğin boşluğuna atan ..
Zamansızdık  ya biz..
Her uyanış halimde giderken tutmaya çalışıyorum ellerini..
Dur! derken ışıklar yanıyor..
Yokluğunu çarpıyorum yüzüme..
Düşlerim d/üşüyor birer birer.
Suni tenefüsle alabildiğim sensiz nefeslerim var..
Sana dair herşey hücrelerimde dolaşırken..
Sensizliğin izleri görebildiğim her yerde..

25 Kasım 2010 Perşembe

B'aşk'alaşan Aşk'ın ..

Bitişlerin kahramanı..
Gel/e/meyişlerini kutluyorum ..
Sensizliğin şerefine yalnızlığı yudumluyorum...
Sensizliğimle sarhoşum şimdilerde..
Uçsuz bucaksız bir denizin ortasındayım..
"Yaşayamıyorum deniz görmeden..
Bu yüzden sen'im..Bu yüzden ben'sin.."
En korktugum ölüm haliyle boğuluyorum "derin" gözlerinde..
Kulaçlarımı sensizliğe attıkca batıyorum..
Boğulacaksan derin sularda boğulmalısın sevgili..
Sadece "Derin" gözlerinde boğulmalıyım..
B'aşk'alaşan aşkının vicdanına bıraktım kalbimi..
B'aşk'alaştık aşksızlığında..
Bırak beni sevgili'm ..
Ben aşıkken insafsızım..Tatsızım..
Sensizliğe banıyorum kalbimi..
Hızlı içtim aşk'ı elinden..
Tatsızsın dilimde..
Boğazımda  koca bir düğüm..
Epi topu "derin" bir aşk..gözlerinde gözlerimi kaybeden..
Hepsi bu..

19 Kasım 2010 Cuma

Kalbine gün/ahım ben ..

Ayrılıklara kesilmiş biletlerin sahibi kalbim
Zamanı kaybettiğim  takvimlerim var..
Uğrasma sevgili ben çoktan hatimettim seni..
Bu yüzden gidişlerinde ölümü kucakladım..
Ruhumu sen/sizliğe uçurdum ..
Artık melek değil/d/im..
Cehennemi selamladım sensizliğin ateşi içinde..
Sen okudum içimden..
Aşk'ın şartı sen öğretilmişti  bana ...
Sende beni sevmeyi farz bilseydin;bu aşk'ın günahını bırakıp gelirmiydin ? 
Uğraşma sevgili ben çoktan hatimettim seni..
Kalbine gün/ahım ben..

10 Kasım 2010 Çarşamba

Kimsesizliğime armağan , sensizliğim ..


Senin gözlerine ayrılık çizilmiş ..
Benim alnıma ise hüzün..
Tutamam aşk'ın elinden..
Tutamam yanarım..
İçimdeki  kayıp şehirde seni terkedemem..
Yolum izim sensin..
Ama..
"Derin" gözlerinde boğulamam..
Kaybedemem kirpiklerimin arasından seni..
Göz pınarlarımdan akmana izin veremem..
İki hakkım var; bir sen bir de sen..
Sol yanıma yatıp "sen" düşlerim her gece..
Son can hakkımsın..
Yitiremem diğer seni bende..
Yitiremem..
Ben yitip giderim..
Yok olursun ellerimin arasından..
Esen rüzgarlara ortak ederim acımı..
Savururum yüreğimi sensizliğe..
Kimsesizliğime armagan ederim..Sensizliğimi..

2 Kasım 2010 Salı

Gidenmi mahkumdur aşk'a..Kalan mı yalnızlığa ?


İki  ara bir dere aşklarım oldu benim....Her defasinda savaş meydanlarının ortasında biraktığım kalbim...
Düşe kalka öğrenmeli-yim dedim..Büyük aşklara sahip olamadı ruhum..Ayrılığın meydan muharebesinde,bağırarak uğurladım her aşk'ı ..Ve hiç bir aşk'ın kolundan tutup gitme diyemedim..

Kalbime lal uğradı dilimden önce..

Bu yüzdendir içinde "gitmek" fiilinin oldugu cümlelerden korkmalarım..Ayrılıkları çığlıklarla uğurlarken,lal ettiğim kalbimin sesini kesişlerim..

Bakma devrik cümlelerime..Devrik kalbime ait tümcelerim onlar..

Giden mi mahkumdur aşk'a kalan mı yalnızlığa.. Bilemedim hiç bir zaman.. Her veda'da hem yalnızlığa hem aşk'a mahkum kaldım..


Şimdi savuşturduğum bir kaç yalnızlığım var avuçlarımda.. Sımsıkı tutuyorum,ilk günkü acısıyla kalsın diye..

18 Ekim 2010 Pazartesi

Sözlerim uçuyor ..Eksik ismin yazılı kalıyor yüreğimde ..

Bozuk para gibi harcamıştım ayrılığı..
Tam gözünden vurmuştum sensizliği.
Bam telimden kopmuştun..
Sana dair her anı eski bir acıydı sadece..
Tarifi bulunmayan tadı ekşi bir acı..
Yok etmiştim.. Seni..Beni..Bizi..
Seni çağırmıyordu kelimelerim..
Dokunma yasağı vardı eskilere..
Göze yasak olandın sen..
Dile acı olan..
Bam telimden kopmuştun dedim ya..
Bam telime dokunana kadar sen/siz/dim ..
Oysaki Duymaktan korktuğum isimsin güncemde..
Dipnotlarıma sıgdırmaya çalışıyorum sen'i..
Kelimelerim fazlalaşıyor..
Ben dibe batıyorum..
Sen yine kalbimde büyük puntolarla yazılı kalıyorsun..
Sözlerim uçuyor..
Eksik ismin yazılı kalıyor yüreğimde ..

12 Ekim 2010 Salı

Unut/ama ..



Unut/ama beni  demiştin ya  sevgili .. 
Kelimelerinin basireti bağlandı belki de.. ..
Ama’sı kaldı..
Düğüm gibi..
O şarkı gibi..
Hıçkırık gibi..
Unut/ama demiştin ya sevgili..
Unuttum ama ..
Bu sefer yüreğimi süslü kelimelerimle süsleyemiyorum..
Kanayan yarama sensizlikle tampon yapıyorum..
Sırtını sıvazlıyorum yalnızlığımın..
Masallara kanmayan yüreğim sana kanıyor..
için için..
Unut/ama demiştin ya sevgili ..
Unuttum ama ..
Sana bıraktım üç noktalarımı..
Tek bir noktayla kapatamadım sen’li cümlelerimi..
Yüreğim gibi açtım tüm kelimelerimin  kapılarını ardına kadar sana  ..
Unut/ama demiştin ya sevgili..
Gidişlerinin rüzgarı yüreğimin kapılarını çarptı..
Ve ben unuttum ..
Ama'ları avuçlarına sayarak ..

6 Ekim 2010 Çarşamba

Küçücük yüreğim ile ..


Yüreğimin en derini..
Sebepsiz sevişlerimsin..
Anlamların yetemediği "koca"bir aşksın içimde..
Kıyamıyorum sana dokunmaya..
Bu aşk'ın büyüsünün bozulmasından korkuyorum belki de..
Yüreğimin kapılarını ardına kadar açmışken ardından kilitlemeye korkuyorum kapılarımı..
Ama ya gitmek istersen..?
Ben hazır kapılmışken bu aşkın en siddetli anında sana..
Gidişlerinin çığlıklarını kim susturabilir ki senden başka?
En "derin" kelimelerimsin..
Gözlerin gibi..
Kokunu içime hapsetmeye çalışıyorum..
Sen alıp sen verebilmek için..
Seninle dolup taşmak istiyorum..
Ve ben kok istiyorum sevgili.
En derininde saklaman için bu küçük yüreği ...
Sana sığınıyorum ..

3 Ekim 2010 Pazar

Yine de severmisin ?


Ölümsüz aşk bizimkisi demişti..adını hatırlayamadım bir sevgilim..
Masallara kanma yaşını çoktan geçmişti yüreğim..
Gülümsemiştim..İnanmayan gözlerimle bakarak..
Ah sevgili kaç ölümsüz aşkı kendi ellerimle cinayetime tanık etmiştim..
Faili meçhul cinayetlerin esas yüreği bendim..
Kaç gidişlere tanık oldu bu gözler..
Bu yüzdendir göz pınarlarımın ucunda her an akmaya hazır duran gözyaşlarım..
Kaç çıkmaz sokakta izimi kaybedip yürüdüm bir sıcak nefes bulma umuduyla..
Her yeni bir nefes başka acılar doğurdu yaşanmışlıklarıma ..
Her yaşanmışlık bir çentik attı yüreğime..her çentik yeni bir iz..
Şimdi açsam yüreğimi önüne ..
Bu oyunun kupa kızını severmisin yine de..
Sevemezsen eger ;Bakma sakın gözlerime ,gözyaşlarımla akarım yüreğime..
İçimde parçalara bölünmene izin verme..
Sevemezsen git zorlama yüreğini
Dedim ya ; masallara kanma yaşını çoktan geçti yüreğim ...

.......

Not: Kupa kızıyla sinek valesine ithafen yazılmıştır ..

30 Eylül 2010 Perşembe

Sana yağıyor..Sana ıslanıyorum ..



Yağmur yagıyor ve karışıyor gözyaşlarımla yüreğimde..
Yüreğime işliyorum “derin” gözlerini sevgili..
Seninle dolup taşıyor her baktığım yer....
Yürüyorum seninle ıslanmış karanlık sokaklarda..
Karanlığa yürüyorum..Sensizliğe..
Korkularımdayım adım adım..
Gözlerini bir bulabilsem ilk sapaktan sana dönücem..
Ama yoksun sevgili..
Gözlerinin ısığı bana yanmıyor..
Kayboluyorum gözlerini göremediğim her adım’da..
Yağmur yağıyor ve ben sana ıslanıyorum..
Çizdiğim yolların,kurdugum düşlerin mürekkebi akıyor..kirletiyor yüreğimi..
Bedenimden izlerin yagmurla silinirken..Ruhumda çoğalıyorsun ..
Yağmur yağıyor sevgili..
Yağmur yağıyor ve ben seninle ıslanıyorum sensiz yollarda..
Hadi Islat düşlerimi sevgili..
Damla damla ak yüreğime..
Silmeye kıyamıyim yüzümden sen’imi..
Bırak yağmurun olayım sevgili..
Kapatma yüreğini gözlerinle..
Bırak sevgili bırakta!
Yüreğine akayım
Bırak gözlerine damla olayım..

28 Eylül 2010 Salı

Yitik aşk'a son veda ..




Çare/ses/sizlikleriklerim var benim ,



Dilimin ucundasın .. Konuşsam döküleceksin biliyorum..

Sessizliğime adıyorum adını..Çare/ses/sizliğime..

Bir düş kuruyorum sana dair..

Dokunsam sihiri bozulacak..

Dokunamıyorum sevgili..! Dokunamıyorum çünkü;yüreğimdeki maskenin düşmesini istemiyorum..

Çünkü ; ben seni değil yüreğimde büyüttüğün yitik aşkını seviyorum ..

Çünkü;ben içinde "sen" olan sensizliği seviyorum..

Yaklaştırma nefesini nefesime..

Bir sen alıp binlerce ben veriyorum zaten ..



Bitiyorum..



Sen kalıyorsun seninle bitmiş bir yürekte..

Ben bitiyorum ve..

Adımlarım çoğalarak gidiyor senden..


Sana ait "şarkım "en acı ağıtıyla beni çağırıyor..



Yetişmeliyim sevgili ..

Ağıtım almış başını gidiyor..

Kulaklarımı sana sağır ederek.. gözlerimi bir tek sana kör ederek..

Sana tövbe ederek..!
Gidiyorum ..

Şimdi dilsizliğimle..sana sağır ettiğim kulaklarımla..yarım bir ben ile..

Giz oluyorum yokluğunun izleriyle ...

İçimde  büyüttüğüm yitik aşkı  tam şakağından vuruyorum...

"Adío,
Adío Querida,
No quero la vida,
Me l'amagrates tu..."

Kadınım .. On'u Aşk çoktan geçmişti..



Yazını okurken en sevdiğim şarkının çalmasıyla bir sigara yaktım..
Sigarımın dumanındaki anlam yanarken mi..Yoksa içime çekerken mi?
Ya da dudaklarımın arasından çıkarken mi anlamlı ?
Hatıralar mı yoksa anlamlı olan ?
Sen mi?

Sen misin bu anlam dolu harflere dokunmamı sağlayan.. Yoksa bu şarkıyı bana sevdiren kahpe mi?
Susturr...!
Ya da susturma bırak çalsın !
Aşkın melodisi olsun bu ..
Senin aşkın ..Peki ya benim ki ne ?
Bilmiyorum…
Kadınım .. !
Biliyorum ki artık eser yok ..
Yok ta zaten bende değil ..
Git gel git gel ..
Tik tak tik tak ..
Saatlerı severim,
Beklemeyi değil ama !
Sayıları severim saatte,tek bir saat severim ama içlerinde
Onu on geçe !
Ondan geçmişimdir,belkide ondandır ..
Belkide akrebin nispet yapmasıdır bu yelkovana
Ve aldığı şekil hayat kaynağıdır…




"C.Koçtaş"

27 Eylül 2010 Pazartesi

Sensizliğin sessiz harfleri..



Sensizliğe uyuyorum sevgili..
Sessiz harflerin başucumda aşksızlığı okuyor kulagıma..
Üzerime çekiyorum yokluğunu..
Karanlık gözlerini perde yapıyorum gözlerime..
Gözüme kaçıyor sensizlik..
Bir sana dönüyorum bir bana..
Gece fısıltı gürültüsünde..
Dalıyorum sensizliğe ..
Tam düşecekken yokluğundan,tutuyor kolumu sensizliğim..
Gözlerin gözlerime değdiğinden beri ..
Her sabah sensizliğe uyanıyorum..
Sert bir sen içiyorum aç karnına..
Nasılda yakıyorsun ciğerlerimi ulan!
Sen Yaktıkca körüklüyorum sensizliğimi daha da çekiyorum içime seni..
İşte şimdi intihara davet ediyorum aşkı..
Sen bırakma yöntemleri buldum..
Sensizlik yutuyorum her saat..
Aç karına..tok karına..
Sensizliğin yan etkileriyle kemikleri kırılıyor aşkın..
Kemik aynı yerden iki kez kırılmazdı değil mi?
Yoklugun kaynaşmıyor benimle..
Hadi git..
Kalbinde akrep var senin dokunamıyorum..

24 Eylül 2010 Cuma

Son perde ..



tarih: 22.01.2010


Kabuslarından biriyle uyandı yine kadın..
3 kişilik rüyaları vardı artık..
Soğuk bir kış gecesinde buz kesmişti bedeni..
Dudakları morarmış titremekli sesiyle mırıldanıyordu sadece ve sol yanı hala yanıyordu..
Bir cesaret yerinden kalmayı denedi.
Titreyen bacaklarına inat tutuna tutuna aynanın önüne kadar gitti.
Saçları aynaya bakmayalı ne kadar uzadıgını farketti,gözlerinin rengi de değişmişti sanki.
Ne kadar zamandır aynalara bakmıyorum diye geçirdi içinden.Çökmüş olan gözlerinin altındaki çizgiler belirmişti iyice.
Kaçırdı yine gözlerinden gözlerini.
Yüzünün çizgilerine dokunmaya basladı.Her bir zerresine dokundukça hatırlıyordu o'nu..
Kendi çizgilerine dokundukça O'nun yüzündeki çizgileri her bir noktasını adı gibi bildiğini hatırladı..
Sonra kendine döndü birden..Hangi çizgim hayatımdaki yaşanmışlıklarım dedi..
Tekrar gözleriyle karşı karşıya geldi..
Herşeye şahit olan bu gözler değilmiydi..?
Gözünden yaşlar süzülürken dudaklarının titreyip sarkmasına yine engel olamadı..
Sildi elinin tersiyle gözyaşlarını ve Aptal! diye haykırdı aynadaki suretine..
Hayatını sorgulamayalı neden demeyeli o kadar çok zaman olmuştuki..
Korktu gerçeklikleriyle tekrardan karşılaşmaktan..
Bir sigara yaktı ve başladı yine sorgulamaya...
Sorularının cevaplarını verecek kimseyi bulamıcagını hatırladı..
Bıraktı yine en dağınık haliyle kalbini..
Bıraktı hiç toplamamak üzere..
Sormadı , cevaplamadı , sadece sustu..


tarih: 24.09.2010


Bu rüyayı birdaha görmemeliydim..
Bu gece Son perdemi alıyorum senin için..
Bak;hem yazdım hem oynadım senin için..
Ama üzgünüm içimde kendini öldürmeye çalışırken,kalemimin ucunu kırdın..ve artık tükendi sana dair herşey..

Ve keşke Sen..

İnsaniyetsiz tarafının dirilişine müsaade etmeseydin..
Sen de son perdeni alırken bu oyunda ben de seni alkışlarla uğurlasaydım..
Şimdi Darağacında sallanıyor sana ait tüm düşler..

Ve iyisimi beni sana bölmeli ..Hepsi sende kalmalı..
Sana dair elde kalan hiç birşey olmamalı..
Ne eksik ne fazla...

Ben minyatür yalnızlığımı büyütmeye gidiyorum ..


Hoşçakal..

23 Eylül 2010 Perşembe

Vazgeçiş ..


“Benden vazgeçmene sevindim…”
Öznesini gizlediğin yüklemine kendini bile inandıramadığın bir sonun başlangıcını yazdın sevgili..
Anlamını yitirmiş kelimelerin aşksızlığınla devrikleşti..
"Ey aşk! benden vazgeçmelisin çünkü ben senden çoktan geçtim " dercesine intihara davet ettin aşkı..
Sen..!
Sana susuşlarımın..Sana susayışlarımın ardında,sana kararttığım gözlerimi yükleminle eylemsizleştirdin aslında..
Saatim sensizliği yüreğimin tam ortasından vurduğu anda geçtim senden..
Şimdi sana ait sensizlik, uçsuz bucaksız bir boşluk..
Boşluklarında devrilmeyi seçtim ben..
İşte bu yüzden vazgeçtim senden..
Devrik cümlelerimin gizli öznesisin artık..
Seni zorla tutan iki el bir düş’tü say sevgili…
Hadi düş şimdi..
Bir düş gibi..düş yüreğimden..

21 Eylül 2010 Salı

Bir Eylül akşamında astım yüreğimi ..


Kolay değildi yüreğinden taşınmaya çalışmak..
Bavul dolusu kırıklarım vardı,toplanmak çoo..k zordu....
Gitmeliydim sevgili..
Hıçkırıklarım arasında son cümleler içimde küflendi..
Bir şeyleri unutmuş gibiyim yüreğinin bir yerlerinde..
Adım sende kalmış olabilirmi ?
Tanımını bulamıyorum hiç bir yerde..
Ve silemiyorum tenimden tenini..
Kirpiklerimin arasından dökülüyorsun..
Gitme gözlerimden diyemiyorum,üzerimde yüreğinin ağırlığı var..
Senden geçerken güneşimi yüreğinin memleketinde bıraktım,papatya beyazındaki düşlerimi rüyalarına serdim...
Karaları aldım gözlerinden ve hayallerime sardım ..
Teninin kokusunu dudaklarıma mühürledim de gittim..
Sonbahar yaprakları çıtırtısındaydı çığlıklarım..
Sadece üzerime aşkının agırlıgı yüklenince çıkarabildim sesimi..
Sana duyurmamak için ellerimle kestim sessizliğimin çığlığını..
Senden gittiğim gece yüreğimi tam ortasından astım sevilmesin diye.. Kör ettim gözlerimi; senden başka kimse değmesin gözbebeklerime diye..
Beyaz ellerim yürek karalığında... Şimdi kimsesizim.. Miladım doldu sevgili…
Bakma gözlerime öyle yaş olup akarsın gözlerimden..
Ben bile kurtaramam yüreğimden gidişlerini
Dur da diyemem vazgeçişlerine..yoluna koyamam kırıklarımı..parçalanırsın tutma ellerimi ..
Sevmeye kalkışma sakın seninde karaya çalar yüreğin ben olup çıkarsın ..
Ben sende kaybetmişken kendimi kaybolursun benliğimde..ben izinden koşarken gizinde kaybettim aşk’ı..
Giz’in ise ölüm gibi bir sır ..
İzin bedenimde ağıt yakıyor..
Yangınlarım dualarımı okuyor..
Şimdi konuşma sakın tümcelerimde devrilirsin.. .

18 Eylül 2010 Cumartesi

Dokunma !



Takvimsiz bir zamanda sevdim seni,
Bu yüzdendir zamansız kaybedişlerim..
Dikiş tutmazken yüreğim yaralarımdan yama yapıp içime hapsetmeye çalıştım ...
Yalnızlığımla paylaştım seni,

Ve kısa ömrüme sığdıramayacağım kadar “yaşımdan” çok sevdim seni,

Ve Sen..

Can kırıklarıyla parçaladın kalbimi..

Bıcak gibi kestin kalp atışlarımı..

Yaramdan yaptığım bu aşk'ın Yamaları söküldü,
Ve daha cenin bile değilken içimde aşk'ın.. Yağmurlu bir akşamda en sevdiğim toprak kokusuna gömdüm seni,
Gözyaslarmdan dikenli bir yol yaparak gömdüm yüreğime..

Oysaki..

Çayın soğumamıştı daha,
Sigaram bitmeden kaçırdığın bir otobüse yetişir gibi koşar adım uzaklaştın sol yanımdan en hızlı virajını alarak..
Zengin kalkışı gitmelerinde bu sefer yine gel diyemedim..

Bir bilsen...
Bir geri geliş kaç terkediş götürdü benden ..
Bir bilsen her defasında kalbimi paramparca yaptığını,
Her defasnda nefesimi uçurumlardan asağılara atmazdın.
Bilseydin eğer..
Yine yeni yeniden yalancı umutları ekmezdin çorak tutmuş kalbime..

Oysaki..

Biliyordum sonunu düşünen kahraman olamazdı bu oyunda ,
Ve ben bu oyunun sonunu ezberlemiştim,

İşte bu yüzden bu aşkın kahramanı olamadım..

Oysaki..

İçimde temiz tutmaya çalışmıştım seni..


Şimdi..
Dokunma!
Yaralarima..
Dokunma ki tüm hücrelerimde yok oluşlarını izleyeyim..
Tıpkı bir film şeridi gibi geçmelisin yüreğimden..
Dehlizlerimden çıkarmalıyım" ben" lekesiyle dolup taşan sen'imi..


Ve Bırak beni..


Ben ki bırakmışken kuşlara özenmeyi..
Bu aşkın kırıntılarını toplama hevesim kalmadı,
Kanatlarımı çıkartıp koydum en ucra köşeye,
Bir sen daha yaratmamak için bu gece seni son sevişim olsun sevgili..
Son sevişim ilk terkedişim ..
Kısır döngü bu aşk..
Varlığın yokluğun habercisi..
Yokluğun birdaha var olmayışlarının en acı kanıtı..

Bırak beni..

Çünkü ben Akreple yelkovanin sadece bir kez buluşabilme ihtimalini sevmiştim ,bundandir zamansız kaybedişlerim..

Bırakki beni..

Yaralarıma sensizliğimle tuz basayım..
Aşk’ın içimde şimdi bir anemi..

Dokunma!

Sevebilirim..bilirim..severim

Dokunma!
Düşebilirim..bilirim..düşerim..


16 Eylül 2010 Perşembe

Şimdi biz neyiz biliyor musun?


Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim

İmrendiğin, öfkelendiğin
Kızdığın, ya da kıskandığın diyelim
Yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
Dile dökülmeyenin tenhalığında
Kaçırılan bakışlarda
Gündeliğin başıboş ayrıntılarında
Zaman zaman geri tepip duruyordu.
Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.
Başlangıçta doğruydu belki.
Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp,
Günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren,
Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.
Ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin.
....
Gittin...

Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.
Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
Ne kalacak bizden?
Bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim şu kırık dökük şiirim
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
Bizden diyorum, ikimizden
Ne kalacak?

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz.
Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada
Bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibi
Ve elbet biz de bu aşkta büyüyecek
Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz.

Kış başlıyor sevgilim
Hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
Bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
Oysa yapacak ne çok şey vardı
Ve ne kadar az zaman
Kış başlıyor sevgilim
İyi bak kendine
Gözlerindeki usul şefkati
Teslim etme kimseye, hiçbir şeye
Upuzun bir kış başlıyor sevgilim
Ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime...



MURATHAN MUNGAN

15 Eylül 2010 Çarşamba

Sen görmüyorsun..Ben hissediyorum..





O gece..
Aldatılışı hissettim..
Kalbimin ilk senin için atışı gibi oldu aldatışın..
Yayından fırladıgı an tam yerini buldu..Daha önce de yer etmiş yaramın tam üstünü..
Uyutmadı yine..Bir yangın ki söndürmeye kimsenin gücü yetemediği..
Kalbime hissettirmeden kıyımdan kayıp uzaklaştıgını hissediyorum.
Bozmuyorum ufak ve sessiz adımlarının atışlarını ..
Arkana bakmaya korkuyorsun hissediyorum,görürsem kalıcaksın orada..
El sallıyorum sen giderken..Yine gel olurmu derken yakamı tutuyor yabancı bir el ..
Gelmeni aslında hiç istemezken "Belki " yine de "Çabuk" gelirsin diye gözyaşlarımı döküyorum ardından..
Ne kadar çok gelecek beklentisine sıgdırıyorum hala değil mi?
Belkilerle yürüttüğüm koca aşkı,keşkelerle ugurluyorum..
Uzaklaştın kıyımdan..Gemileri yakmışsın,kokusu burnumu yakıyor..
Onun elleri..!
Ellerim gibi beyazmı?
En sevdiğin yanımın eksikliği var mı ellerinin üstünde..?
Peki ya öpüşleri..Bu dünyadan alıp götürür mü seni dersin?
Söylesene sevgili..Okuyamadıgım kitapları ona mı anlatıcaksın..
İsmini dahi duy/a/madıgım binlerce yere giderken “o” omzunda seni kahkalara bogucak mı?
Hissediyorum..
Beni benimle aldatıyorsun..
Bir fazlalık var gülüşlerinde,kelimelerinde..
Yalan söylüyorsun sevgilim..
Ağzında yalan varken konuşmaman gerektiğini unutmuşsun..
Yangınımdan belli bak nasılda gürül gürül..
Alev Aev..
Çok tanıdık bir acı bu..
Ciğerimin köşesi..Neresidir bilmiyorum ama orası yanıyor onu çok iyi biliyorum…
Sensizliği geçirecek bir panzehir bulana kadar yazıcam seni,sayfa sayfa..satır satır..
Kalemim ucunda başladın sen..
Kalemimin ucu sen diye bitince..
Adım gibi kırılınca en uç noktadan tek bir nokta koyacağım..
Belki büyük harflerinle gelirsin diye..
Kaybolmaya baslıyorsun zihnimde..
Tutmaya çalışıyorum ellerinden..
Olmuyor..!
Kesip atsam seni bileklerimden..Kokunla beraber uzaklaşırmısın bedenimden?
Görmüyormusun sevgili;yüreğinin dalında asılı kaldı hayatım..
Darağacında sallanıyor yaşama hevesim..

13 Eylül 2010 Pazartesi

Bu bir bitiş ...

Sadece bir adım uzaklaklıktaydın..Dokunsam kaybolacaktık o “an”.. Ben kıyamazken bize..Gözlerin ayrılıgın resmini çizdi,avuç içlerim kanamaya başladı yüreğimle beraber..ben de içselleştirdim sensizliğimi..Benden bir parça artık yoklugun..

Yoktum gözlerinde bu sefer.. Ellerinin sıcaklığını hissedemedim,parmak uçlarım üşümüştü söyleyemedim.. Anlat derken hiç bir şey anlatmamış olmanı o kadar çok isterdimki..Ama o sancılı an bitmeliydi..İdamım beklediğim gibi oldu…

Şimdi sen en uzakta noktadasın..ufuk çizgisinde belirli belirsiz..
Güneş kızıllıgında gözlerimi yakıp kavuran..Bakamadıgım..Yavaş yavaş dagların arkasına saklanan..Bir daha görebilmem için günlerce uyuyakalışlarımsın..

Karanlık gecelerde en sevdiğim oyunsun..Gökyüzüne başımı çevirdiğimde seçtiğim bir yıldız..Bir baktıgımda bir daha göremediğim..Gece mavisinde gözlerimi karanlıklarda kamaştıran..karartan..

Biliyorum;Aç karına içtiğim sigara kadar zararlısın nefesime..Bir alsam ikinci nefesi alamadıgım..Koştugum anda nefesimi kilitleyen..

Gitmeyi istediğim ama bir türlü gidemediğim en uzak şehrimsin..İçinde acılı aşkları barındıran hüzün dolu şehrim.. Yolunda yürümeye basladıgımda yaralarımı kanatan dikenli bir yolsun..

Yağmurun altından kaçan insanlara inat yüzümü yagmura çevirip yüzüme değmeyen belirli belirsiz damlalarımsın..Yüzüme değmeyen yagmur damlalarına küsüp başımı eğmelerimsin..

Atlamaktan korktugum “1800 “metremsin..Düşüncesi bile Yüreğimi birden agzıma getiren en büyük korkumsun..

Giymeye kıyamadıgım en güzel elbisemsin bazen.. Bir şey olur diye yıllarca dolabın en dibinde kalan..Küflenmeye yüz yutmuş beklemekten sararmış pembe elbisem..

Ben hep en güzel betimlemelerle süsledim bu aşkı.. Hani adı “aşk”tı ya.”. Hani aşk sen demekti” ya..

Olmadı… Bu aşk bize uymadı..

Oysaki ben..

Dudagımdaki kırmızı rujum kadar belirgin ol istedim yüzümde..

En Sevdiğim göz kalemim gibi,gözümün tam içinde olmasını istediğim ama akmasına engel olamadıgım sonunda silip attıgım kalemimle sonunun aynı olmasını istemezdim.

Beyaz ellerim kadar temiz tutmaya çalışmak istedim seni içimde..

Olmadı işte..!

Herkesin dilindeki “gözlerim” yine makyaj tutmadı..

Ve sen sevgili..

Omzumda yük ..Midemdeki yumruk..Bogazımdaki düğüm..Gözümden akmaya mecbur yaş oldun..

Şimdi bir iki gözyaşıyla önce rumelim akıcak,sonra allıgım dagılıcak..Yaşlarımın tuzlu tadı dilimi yakıcak.. Oradan yüreğe bir gezintiye çıkacak ama çok sürmücek biliyorum..
Hayat gailesi işte..
Bir selpakla işlem tamam!
Hayır uzatma mentollü selpagını..burnumu yakıyor..tam direğini hem de..



12 Eylül 2010 Pazar

Çoklu bilinmeyen bir denklem "aşk'ın" ..

Şimdi..
Tüm acılı aşk şarkılarını sana söylüyorum yüreğimin sessiz çığlıklarıyla..
Hepsi birbirinden bağımsız bağırıyor..
Biri git derken öbürü dön..
Biri seviyorum derken..diğeri nefreti çağrıyor..
Ben hep tek bir yerde takılıyorum sevgili..
Git derken ki -me ekinde..İliştiriyorum yalvaran kelimemin yanına..İlişik duruyor işte..İnandırmıyor kulaklarımı..
Dedim ya hani ayrılığın kılıfı yok..Neyle üstünü örtmek istesemde içime sinmiyor işte.. "Keşke"ler birikti avuçlarımda.. Kusursuz bir ayrılıktı bu..Kusursuz bir sevdayı sevmişim gibi.. Eksik başlamıştık..Ben 1-0 maglupken bu aşkta..Gitgide Eksildik...
Okuma öyle en sert bakışlarınla... Yalansız dolambaçsız en saf halimle sevdim seni,o yüzdendir yerden yere vuruşlarım bizi..
Kalkabilirim ayağa..Biliyorum...
Hem bu dünyaya bir tane daha Gülşen bırakmadan yok gitmem hiç bir yere..
Kalbime verdiğim en değerli söz bir kız çocuğu..
"Su"..
Ben gibi..
Aşk'ı hem gökte hem yerde acısıyla yaşamalı.. Önce kendini boğmalı aşkın derin sularında..Tek bir gülüşe hayatını verebilmeli..Ve sevmenin nefes almak kadar önemli oldugunu bilmeli..

Belki "Kamelya" da öyle olur ne dersin ? Hem iyi bir insan olmak için illa cami yaptırmasına da gerek yok öyle değilmi?
Ama hayata karşı bu kadar sert olmasın olurmu? Evet "su" gibi aşka aşık olmamalı..Mantığını sen gibi kullanmalı ama kalbi attığı anda es geçmemeli..Yüreğinin götürdüğü yerde kalmalı..Kalbi attığı sürece kalbinin attığı yerde durmalı..Elbet gitmesi gerektiği zamanda ceketini alıp gitmeli..Ama acele etmemeli hiç bir şey için..Ve hemen tüketmemeli tüm mutlulukları ki eline baktığında keşkeleri değil iyiki'leri kalsın..
Biliyorum sevgili..
Büyütmek için büyümek gerek..Ve Yol alabilmek için yolu olmalı insanın.
Sana giden tüm yollar tıkalı..Geri dönsem "karanlık".. Sensizlikmi korkutan..?Karanlık mı ?Bilmiyorum..Tam ortasındayım bu sefer acının..
Sen gittin..Bensizlik kaldı elinde..Ama sen yine senlesin biliyorum..Sarılışından..Kokumu bu sefer içine çekmeyişinden..Öptüğünde sadece yanaklarının yanağıma değmesinden..Ve hızla yanımdan uçarcasına gitmenden..
Bu bir kurtuluş mu ?
Benden mi?
Aşktan mı?
Çoklu bilinmeyen denklem aşk'ın.. Ve benim matematiğim çok zayıf..

10 Eylül 2010 Cuma

İç Ses ...


Saat 16:05;


Sigaramı yaktım..Aşk kırıntıları eşliğimde seni beklemenin ölüm anını yaşıyorum..Kalbim ağzımda atıyor..yok yok kulaklarımda..! İçim yanıyor!

-Bir bira lütfen..Çabuk olsun lütfen..

Hemen geldi neyse ki..Diktim kafama,buz kesti tüm bedenim..

Şimdi sigaramın tadını daha iyi alabilirim..


Saat 16:08 ;


Sadece 3 dk oldu .. Biri ellerimin titremesini engelleyebilirmi! Kafamda bir sürü ses! Hayır! Elinde içkin var Allaha yalvarman manasız,görüş alanı dışındasın şu an..Hadi nefes al,en derininden..Yapıştır dudaklarına en şirin gülümsemeni..Şimdi daha iyi..


Saat 19:17;


Yüreğimde ağırlığın var.. Dökülememiş bir dünya gözyaşım..İçim titriyor.. Herşeyimi kaybetmiş gibiyim..Donuk gözlerimin içine bakıyor annem.Merakına engel olamıyor..Yormak istemiyorum onu..Yalpalayarak giriyorum evden içeri..Gözlerimin feri sönmüş dokunsa ağlıcam biliyorum..İzin vermeden dokunmasına..

- BİTTİ!

diyorum en büyük harflerimle..Sessizliğe bürünüyoruz ikimizde.. İçimi okuyor hissediyorum..

-Uyumalıyım diyorum..

-Peki diyor..

farkındayım hala merak ediyor..

-Yapamadık annem diyorum.. Sonra bir derin sessizlik daha..

-Yapamıyorum diyorum..

-Olsun diyor..

-Olsun diyorum..

Susuyorum-susuyor.. Aşk derin bir susuzlukta şimdi..

Elimde avucumda sana ait bir eşya yok şimdilerde..Harflerinin yokluğunu hissediyorum.. Bir resim var.. Çercevesinde ..En beğendiğin resmimiz.. Sana verilmek üzere paketli.. Dolabımda görüş alanımın tam odak noktasında.. Süpriz olsun istemiştim.. Şimdi ellerimde .. Ayrılığa süpriz oldu..

Şimdi sensizliği dibine kadar içmek,bir tane daha sen ısmarlamak istiyorum yüreğime..Sarhoş olmalıyım sensizliğimle..Sensizliği hatırlamıcak kadar sarhoş..

8 Eylül 2010 Çarşamba

Kalemimin ucu ayrılık..


Yaşama kafa tutarak geçiyorum gençliğimden parmak uçlarımda,tüm mahçupluğuyla kalemim ayrılıgı kusuyor..

Bu kent senden uzakta ışıl ışıl kavrulmakta ..

Belki yagmur ıslaklıgı kalmadı saclarımda ve hiç bir masum tutuşma yok avuçlarımda..
Ama ben seni susuyorum dilimin döndüğünce..Bütün anlamlarını çaldırıyor kelimeler anlamsızlığımda...
Afedersin "ey ask.." Kusursuz bir sevdayı sevemedim hiç bir zaman ...

"Ben demiştim demelerin kadınıyım ben.. Kalbimin alışılagelmiş sancılarının zamanını tam tutturmuş olmanın verdiği gururla... "

Yolunu sapıtmış kelimelerin peşine takılıp gidiyorum ben ardımda sonsuz ayrılıklarla ..


Ayrılığı selamlıyorum en insancıl tarafımla..

4 Eylül 2010 Cumartesi

Çünkü "hayat" ..

Yedek oyuncuyum "hayat" sahnesinde..Hangi role bürünsem eğreti duruyor üstümde..Tıpkı içimde yaşadığım büyük aşkın üstesinden bir türlü gelemediğim gibi..


Bu hikayenin en başında söylemiştim oysaki sana,kanatlarımın kırık olduğunu..Belki görmediğinden belki de görmek istemediğinden es geçtin kırılganlığımı..Ben aşkımla kapatmaya çalışırken yaralarımı,sen her defasında tuz basarcasına geçtin üstünden..


Belki ben bilemedim seninle yaşamayı,belki de sana uymadı bu aşk..Kimbilir belki gözüne çok küçük,belki de çok büyük geldi..


Ben ki elini sımsıkı tuttuğumda önümdeki tüm setleri kaldırırken senin bakış açına dahil olamadım..Hani yedek oyuncuyum "hayat" sahnesinde dedim ya.. Hayat sendin aslında benim için.. Evet hayat senin etrafında dönmüyordu ama ben bunu göremicek kadar kör ettim sana gelirken gözlerimi.. Ve kulaklarımı bu kadar sağır etmeseydim hayatımın hiç bir karesine alamayacagım aşkı yaşamaya boyum yetmezdi..


Belki ben bu "hayatta" hep hancı olarak kalırken sen en sevdiğin giysini "gitmeleri" kuşanıp gidiceksin.. Ve hiç bilemiceksin en sevdiğin giysinin aslında senin üstüne hiç yakışmadığını..Ve bir gün sana bunu biri itiraf ettiğinde en güçlü savunma yöntemiyle "ben seviyorum ya.. " diyeceksin..Hakkını vererek ve hiç olmadıgın kadar içten söyleyerek..


Evet sen yapabileceğin en iyi şeyin "gitmek " oldugunu sanarken..Sevmelerin üzerine ne kadar yakıştıgını bilemeyeceksin sevgili..
Ve ne acı ki yıllar sonra..Aklar düştüğünde saçlarına,gözlerin ışıltısını kaybettiğinde,kalbin yılların verdiği yorgunlukta teklerken gidemicek kadar yorgun olucaksın..
Belki çok geç olmuş olucak "gitmelerin" aslında sana aslında hiç yakışmadıgını öğrendiğinde..Belki etrafında dönen "hayat" gitmiş olucak ..
İşte o zaman sadece bir "an" gözlerimi getir gözlerinin önüne..Benim gözlerim pırıltısını kaybetmemiş olucak..
Çünkü "hayat" benimle akıp gidecek..