30 Kasım 2015 Pazartesi

O z/amanlar

Serçe telaşında yaşadığım zamanlardı.
Telaşıma kalbimi kattığım.

Kızılıma kahrın karışmadığı zamanlardı.
Kederin omzuma yük olmadığı zamanlar.

Ceplerimden şiir akan zamanlardı.
Nazım okuyup aşk'ından ölse de dönmeyen Piraye'ye kızdığım.

Hüznümün gözlerime yerleşmediği zamanlardı.
Büyük düşler kurup , düşmeyeceğimi sandığım..
Kalbimin buruşturulup atılacağını bilemediğim zamanlar.

Güneşle içimi ısıtırken,yaģmurla ıslanacağını tahmin edemediğim zamanlardı.

O zamanlar.
Şimdiki amanlar.
Ah'lar...

29 Kasım 2015 Pazar

Ölsem unutmazdım oysa.
Ben bugün
Unuttum.
Öldüm.
Ben
Bugün
Orada
Tek başıma
Portakal yokuşunda
Öldüm.

4 Nisan 2013 Perşembe

Senin rengin___ yürek k/arası ..



Şimdi seni baştan yazayım desem,bu sefer de kader sevmez seni..

Acı bir insanın yüzünden nasıl böylesine duru bir güzellikte akardı ve o adamın acısı ancak kalemine böyle aşık ederdi ki ?

...

Sahi sen hangi karanlık düş'ten düştün böyle?..

Kalemine hüznünü veren renk siyahtı ve senin yüzüne yakışan renkte bu hüzüne aitti.

Asildi..!

Ben ise kırmızıydım ; ateşin korunu yazgım bilip kızıla çalmıştım saçlarımdaki her t/eli..

Yaslasaydım başımı omzuna belki , saçlarıma değebilirdi ellerin. Bulaşmasın diye sırf o eller yüreğimdeki kızıla, ben kendi düşümdeki maviyi seçtim..

Belli ki ben senin kaybettiğin o eksik yanına ait acıdaki diğer yüzdüm.
Yarandan öpüpte bulaşmıştım adına ait bu acıya.
Ve bu acı dudaklarımda bir dua gibi sayıkladı adina ait harflerini...

Vardığım sen secdelerinin kıblesi yönünü şaştı. Bu yüzden kabul görmedi tanrı katında, umuda dair ettiğim kelamların hiç biri..

Ne kirpiklerin olabilir/d/im yaşlarını tutabilmek için.

Ne de kalemine acıyı akıtan mürekkep olabilir/d/im yüreğinin yakarışını anlatan.

Ben anca göğ(s)ünde nadasa bıraktığın yüreğine c/an olabilir/d/im.
.
Şimdi seninle hangi saklamaklı düşün koynunda , hangi kayıp kelimelerle konuşurum?

Sen acını siyah'a boya..

Ben gelir yine onu, en asil yerinden bulurum..!..

Ve sen adam !

Gel de vur beni tam da senden , vurduğun yerden ben ölürüm serde sen varken.

    1 Ocak 2012 Pazar

    Kalp Öldü !



    Burası karanlık..
    Burası aşk'ın en zifirisi..
    Yalnızlık kokuyor her yan..
    Dünden..Ondan önceki günden..Geçmişten beri sensizim..
    Kalp öldü..
    Kalp hiç ölür mü ? deme..!
    Kesildi nefesi..Hiç bir suni teneffüs getiremedi kendine..

    Anlam/sızım..
    Ruhum delik..Ruhum kan ağlıyor..


    Kadehim yokluk dolu sensizliğe  içerken elimde kırıldı..
    Parçalarım yok..

    Aşk kayıbıyım..
    Gökyüzü ağlıyor..
    Bense çoktan vazgeçtim gözyaşı dökmekten...
    Ağlarsam yine sen kokacağım..
    İşte bu yüzden göz pınarlarımda tutuyorum seni.
    İşte bu yüzden..
    Kalp öldü !
    Öldü...
    Ö..ldü....!



    22 Aralık 2011 Perşembe

    Son/du ..



    Yüreğin gemileri yanıyor.
    Geri adım uçurum! 
    Bu bir intihar!Ölümün en acı günahı..
    Takatsizliğim mecalsizliğimle sevişmeye başladığından beri..
    Her affediş aşk'ı yüzsüzleştirdi.
    Kalp kara gecelerin en kahpe kadını oldu..
    Bu kaçıncı son saymayı unuttu zaman.
    Terketmek gerek esaretli kalbi!
    Özgürlüğü sonsuz gökyüzüne armağan etmeli.
    Geç kaldım gitmek için kusura bakma adam!

    Bir yol vardı,
    Hatırladığım tek şey dönüş yoktu.

    Oyun gibi,
    Aşk gibi,
    Hayal gibi..
    Günah gibi değildi hayır!
    Aldatılış hiç değildi!
    Yalandı..!!!
    Sonra üzerine bir yol daha çizildi.
    Sondu..
    Aşk kana karıştı.
    Beyin ölümü gerçekleşti ..
    Nefesi kesmeli diye emretti yürek..
    Yakıldı gemiler..
    Geri dönüş yok!
    Sondu..
    Son !

    18 Aralık 2011 Pazar

    Yalnız/lık



    • Çarşafı buruşmuş bir yatağın üzerinde, sırt üzeri uzanmış tavanı izliyorum.
       Ruhumu sürekli bir yerlerinden çekiştiren o bilindik yanlızlık yine burada. Sık sık oluyor bu ve biliyorum siz de aynı hissi çok kez hissettiniz. Çok kez tavana dikip gözlerinizi yaşadıklarınızın anlamsızlığını sorguladınız. 
      Soğuk bir duş dahi uzaklaştırmadı sizi kendinizden.
       Yine aynısı oluyor.
       Yine ellerim soğuk.
       Yine ka...lbim olağandan hızlı çarpıyor...
       Ayağa kalkmak istemiyorum. Uyumak, yine uyumak ve tekrar uyumak!

       Bütün istediğim bu. Ve uyanmak var sonunda, her şeyin sonunda uyanmak var, anlamak var! Anladığını yorumlamak, yorumladığını kabullendirmek, kabullendirdiklerinle birlikte yaşamak var!
       Uyanmak var, kabullenmek var, insanlar var! Sürekli varlar, var olacaklar, var! 
      Sen de varsın. 
      Bir mum aydınlığının duvardaki yansıması kadar, kedinin son lokma olan mamasını fark etmeyişi kadar, peşinden koşulan otobüsün gittiği yerden geri dönüşü kadar varsın! 
      Başım çok büyük şuan, benden daha ağır. 
      Ben ağır değilim. 
      Gövdem başım kadar yok!
       Ben bir yokun üzerinde duruyorum! 
      Anlamak için dinliyorsan eğer, ağlıyorsundur, ağlıyorsan aklından bir sürü insan geçiyordur ve aklından bir sürü insan geçerken genelde küfredersin. 
      Beni anlıyor musun? 
      Beni anlamıyorum bilmelisin, beni anlıyorsan yanılıyor olabilme ihtimalin yüksek! 
      O yüzden gözlerim hâlâ kapalı ve siz kimsiniz bilmiyorum, hiç bilmeyeceğim! 
      Çarşafı buruşmuş bir yatağın üzerinde, sırt üzeri uzanmış tavanı izliyorum. 
      Ruhumu sürekli bir yerlerinden çekiştiren o bilindik yanlızlık yine burada...




      *Alıntı*

    8 Aralık 2011 Perşembe

    Senin adın ../adım adım/ ölüm ..




    Ayrılık çağırıyor..
    tırnaklarımla kazıdığım aşkın acıları parmak uçlarımda sızlıyor.
    yüzüme bulaşmış ellerinin izi..
    içtiğim acılar ayılmaya çalıştıkça daha da  sarhoş ediyor..
    bitti lugatımdaki sözcükler..
    hepsi birbirinin aynısıydı işte!
    her geliş gitmek ,her eylem gitmeyi çağırıştıyor..
    çözüm değil gitmek..ama biz çözüldük en kör düğüm noktamızdan..
    aşk tek hece..binlerce cümleydi..
    her cümleyi yaktı..her yanan cümleyle beraber haykırdı imkansızlıgı..
    yine dilimde imkansızlıgının kekremsi tadı..
    seni anlattıgım dört duvar yalnızlığım üzerime yıkıldı..
    beynimdeki depremlerle enkaz yeri kalbim..
    ümit yok..
    çıkmak imkansız..
    kanatları kırık kalbimin..çıksada uçamaz..
    özgürlüğü isminde kaybetti...
    öldüm her harfinle..
    ölüm sonsuzluktu..
    yalanmış!
    ölüm koca bir boşluk!
    ölüm yokluğunun verdiği en büyük ceza!!!
    ölüm sensizlik..
    ölüm bizsizlik..
    ölüm ismimin anlamını yitirmek..
    isminin her harfinde can çekişmek..
    ölüm sensin!
    senin adın ölüm..

    12 Ekim 2011 Çarşamba

    Acı! (part 1)



    Vardığım secdelerin kıblesi yanlış..

    Olmayacak dua için çektiğim besmelesin..

    Sen!
     Bedenimden ayrılan ruhumun tecavüzcüsü..!
    Darağacında sallanan umutların katili..!
    Sen !
    ..
    ..
    Sol yanımın azraili ...!

    1 Ekim 2011 Cumartesi

    Kanlı bir şiir kalsın bizden geriye..



    Aşk ağır,sancı dolu..
    Aşk tek hece .. binlerce cümle..

    Yüreğimin kıblesi yönünü şaştı
    Devrik ikindide kaybettim tanrıyı
    Dudaklarım fısıltı çığlığında duaları inkar ediyor..
    Tenim sıyrıldı ruhundan,yırtıldın sol yanımdan..
    Parmak izlerininin günahları davet ettiği Eylülde,
    Cehennemi selamladım Ekimle..
    Boğazıma ilmek ilmek örülen acılarımla sıcak tutmaya çalışıyorum kalbimi.
    Ayrılık kışı çağırıyor..
    Dudaklarım soğuğundan  morarıyor..
    Parmak uçlarım hissizleşiyor ..
    Kalbim  saçlarım kadar dağınık.
    Alnıma yokluğunu sürüyorum..
    Son kez öpüyorsun kalbimden..
    Koşarak yangına atlıyorum..
    Aşk diyerek verirken son nefesimi,dilimden düşüyor harfler..
    Tanrı kabul etmiyor yanına beni..
    Atıyor yalnızlığın üzerine..
    İnfaz ediyorum gülüşlerimi..
    Tılsımını kaybetmiş bir şair oluveriyorum..
    Ve ..
    Kanlı bir şiir bırakıyorum bize ..
    Sen de git artık adam..
    Yırtıldı kefenim..
    Aşk ölüme denk ..
    Aşk çaresiz bir ötenazi..
    Z/amansız yandık..
    Cehennem beni bekler..
    Gitmeli akreple yelkovanı birbirine düşürmeden ..

    13 Eylül 2011 Salı

    Ey Gönül !Şimdi sorarım sana, hangi Aşk daha büyüktür..? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?



    İmkansızlığın kekremsi tadı dilimde..Acı değil bunun adı  keder gibi ..
    Koskoca kalabalıkta yapayalnız gibi..
    Sahi bu kadar mı doldurmuştun hayatımı da,sen gidince bu kadar ıssızlaştı etraf..?
    Yüzümde acı gülümseme  kaldı öptüğünden beri dudaklarımdan ..
    Saatlerin acelesi var gibi geçti sevişmeler..
    Bu sefer ayrılığın gözünden öptün sevdiğim adam..
    Başrolü yaşayamadıklarımız oynadı..
    Son perdeyi, kalbim yokluğunla çarpışarak selam verdi yalnızlığıma..
    İçine sığamadığım şehir arkamda..
    Şimdi sen gittikçe ben yalın ayak koşuyorum bize..
    Sormuyorum ne zaman geleceksin diye sevgilim..
    On iki ayın birisinde dediğinden beri her ay bir umuttur benim için..
     ..
    Biliyoruz ki ;


    "...hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili.."


    Ve sen  bilirsin o çok sevdiğim sözü;


    "hüzün taze tutar  aşk yarasını,
    yaramdan da hoşum,yarimden de.."