22 Aralık 2011 Perşembe

Son/du ..



Yüreğin gemileri yanıyor.
Geri adım uçurum! 
Bu bir intihar!Ölümün en acı günahı..
Takatsizliğim mecalsizliğimle sevişmeye başladığından beri..
Her affediş aşk'ı yüzsüzleştirdi.
Kalp kara gecelerin en kahpe kadını oldu..
Bu kaçıncı son saymayı unuttu zaman.
Terketmek gerek esaretli kalbi!
Özgürlüğü sonsuz gökyüzüne armağan etmeli.
Geç kaldım gitmek için kusura bakma adam!

Bir yol vardı,
Hatırladığım tek şey dönüş yoktu.

Oyun gibi,
Aşk gibi,
Hayal gibi..
Günah gibi değildi hayır!
Aldatılış hiç değildi!
Yalandı..!!!
Sonra üzerine bir yol daha çizildi.
Sondu..
Aşk kana karıştı.
Beyin ölümü gerçekleşti ..
Nefesi kesmeli diye emretti yürek..
Yakıldı gemiler..
Geri dönüş yok!
Sondu..
Son !

18 Aralık 2011 Pazar

Yalnız/lık



  • Çarşafı buruşmuş bir yatağın üzerinde, sırt üzeri uzanmış tavanı izliyorum.
     Ruhumu sürekli bir yerlerinden çekiştiren o bilindik yanlızlık yine burada. Sık sık oluyor bu ve biliyorum siz de aynı hissi çok kez hissettiniz. Çok kez tavana dikip gözlerinizi yaşadıklarınızın anlamsızlığını sorguladınız. 
    Soğuk bir duş dahi uzaklaştırmadı sizi kendinizden.
     Yine aynısı oluyor.
     Yine ellerim soğuk.
     Yine ka...lbim olağandan hızlı çarpıyor...
     Ayağa kalkmak istemiyorum. Uyumak, yine uyumak ve tekrar uyumak!

     Bütün istediğim bu. Ve uyanmak var sonunda, her şeyin sonunda uyanmak var, anlamak var! Anladığını yorumlamak, yorumladığını kabullendirmek, kabullendirdiklerinle birlikte yaşamak var!
     Uyanmak var, kabullenmek var, insanlar var! Sürekli varlar, var olacaklar, var! 
    Sen de varsın. 
    Bir mum aydınlığının duvardaki yansıması kadar, kedinin son lokma olan mamasını fark etmeyişi kadar, peşinden koşulan otobüsün gittiği yerden geri dönüşü kadar varsın! 
    Başım çok büyük şuan, benden daha ağır. 
    Ben ağır değilim. 
    Gövdem başım kadar yok!
     Ben bir yokun üzerinde duruyorum! 
    Anlamak için dinliyorsan eğer, ağlıyorsundur, ağlıyorsan aklından bir sürü insan geçiyordur ve aklından bir sürü insan geçerken genelde küfredersin. 
    Beni anlıyor musun? 
    Beni anlamıyorum bilmelisin, beni anlıyorsan yanılıyor olabilme ihtimalin yüksek! 
    O yüzden gözlerim hâlâ kapalı ve siz kimsiniz bilmiyorum, hiç bilmeyeceğim! 
    Çarşafı buruşmuş bir yatağın üzerinde, sırt üzeri uzanmış tavanı izliyorum. 
    Ruhumu sürekli bir yerlerinden çekiştiren o bilindik yanlızlık yine burada...




    *Alıntı*

8 Aralık 2011 Perşembe

Senin adın ../adım adım/ ölüm ..




Ayrılık çağırıyor..
tırnaklarımla kazıdığım aşkın acıları parmak uçlarımda sızlıyor.
yüzüme bulaşmış ellerinin izi..
içtiğim acılar ayılmaya çalıştıkça daha da  sarhoş ediyor..
bitti lugatımdaki sözcükler..
hepsi birbirinin aynısıydı işte!
her geliş gitmek ,her eylem gitmeyi çağırıştıyor..
çözüm değil gitmek..ama biz çözüldük en kör düğüm noktamızdan..
aşk tek hece..binlerce cümleydi..
her cümleyi yaktı..her yanan cümleyle beraber haykırdı imkansızlıgı..
yine dilimde imkansızlıgının kekremsi tadı..
seni anlattıgım dört duvar yalnızlığım üzerime yıkıldı..
beynimdeki depremlerle enkaz yeri kalbim..
ümit yok..
çıkmak imkansız..
kanatları kırık kalbimin..çıksada uçamaz..
özgürlüğü isminde kaybetti...
öldüm her harfinle..
ölüm sonsuzluktu..
yalanmış!
ölüm koca bir boşluk!
ölüm yokluğunun verdiği en büyük ceza!!!
ölüm sensizlik..
ölüm bizsizlik..
ölüm ismimin anlamını yitirmek..
isminin her harfinde can çekişmek..
ölüm sensin!
senin adın ölüm..

12 Ekim 2011 Çarşamba

Acı! (part 1)



Vardığım secdelerin kıblesi yanlış..

Olmayacak dua için çektiğim besmelesin..

Sen!
 Bedenimden ayrılan ruhumun tecavüzcüsü..!
Darağacında sallanan umutların katili..!
Sen !
..
..
Sol yanımın azraili ...!

1 Ekim 2011 Cumartesi

Kanlı bir şiir kalsın bizden geriye..



Aşk ağır,sancı dolu..
Aşk tek hece .. binlerce cümle..

Yüreğimin kıblesi yönünü şaştı
Devrik ikindide kaybettim tanrıyı
Dudaklarım fısıltı çığlığında duaları inkar ediyor..
Tenim sıyrıldı ruhundan,yırtıldın sol yanımdan..
Parmak izlerininin günahları davet ettiği Eylülde,
Cehennemi selamladım Ekimle..
Boğazıma ilmek ilmek örülen acılarımla sıcak tutmaya çalışıyorum kalbimi.
Ayrılık kışı çağırıyor..
Dudaklarım soğuğundan  morarıyor..
Parmak uçlarım hissizleşiyor ..
Kalbim  saçlarım kadar dağınık.
Alnıma yokluğunu sürüyorum..
Son kez öpüyorsun kalbimden..
Koşarak yangına atlıyorum..
Aşk diyerek verirken son nefesimi,dilimden düşüyor harfler..
Tanrı kabul etmiyor yanına beni..
Atıyor yalnızlığın üzerine..
İnfaz ediyorum gülüşlerimi..
Tılsımını kaybetmiş bir şair oluveriyorum..
Ve ..
Kanlı bir şiir bırakıyorum bize ..
Sen de git artık adam..
Yırtıldı kefenim..
Aşk ölüme denk ..
Aşk çaresiz bir ötenazi..
Z/amansız yandık..
Cehennem beni bekler..
Gitmeli akreple yelkovanı birbirine düşürmeden ..

13 Eylül 2011 Salı

Ey Gönül !Şimdi sorarım sana, hangi Aşk daha büyüktür..? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?



İmkansızlığın kekremsi tadı dilimde..Acı değil bunun adı  keder gibi ..
Koskoca kalabalıkta yapayalnız gibi..
Sahi bu kadar mı doldurmuştun hayatımı da,sen gidince bu kadar ıssızlaştı etraf..?
Yüzümde acı gülümseme  kaldı öptüğünden beri dudaklarımdan ..
Saatlerin acelesi var gibi geçti sevişmeler..
Bu sefer ayrılığın gözünden öptün sevdiğim adam..
Başrolü yaşayamadıklarımız oynadı..
Son perdeyi, kalbim yokluğunla çarpışarak selam verdi yalnızlığıma..
İçine sığamadığım şehir arkamda..
Şimdi sen gittikçe ben yalın ayak koşuyorum bize..
Sormuyorum ne zaman geleceksin diye sevgilim..
On iki ayın birisinde dediğinden beri her ay bir umuttur benim için..
 ..
Biliyoruz ki ;


"...hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili.."


Ve sen  bilirsin o çok sevdiğim sözü;


"hüzün taze tutar  aşk yarasını,
yaramdan da hoşum,yarimden de.."

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Yol ayrılık,Yer Özgür'lük ..


Gülümsüyor..
Yüzüne dokunuyor
Aşk’a iç çekiyor..
Yangını alabilecekmiş gibi içkisini dikiyor kafasına,
sigarasının kül oluşunu izliyor..
Sonra..
Kadının saçlarının arasına karısıyor elleri..
...Ona ait milyonlarca tel arasında kayb/olmayı..orada yok olmayı istiyor
Kadının gözleri boşlukta..
Bakarsa gözlerine bir umut arar..
Umut etmek acıya dokunmak demek.
Dudaklarından çıkacak kelimelerle asacak kendini..
Çıkmıyor  sözler..
Biliyor ikiside aslında ,konuşurlarsa yok olurlar..
Sadece bakmakla yetiniyorlar birbirlerine..
Gözleriyle sevişiyorlar..
Kurulan hiçbir hayalleri yok,
hayallerin hükmü yok..
Gerçekler üzerinde yaşarken aşk  fazla geliyor hayatlarına..
Kalpler ise susturulması gereken en büyük düşman..
“Susma !” diyor adam..
“ Susmak bazen derin ve heybetli sevgili” ..
Susma ! konuşulması gereken zamanımızdayız..
Z/amansız gidişleri durdurmalılar..
İşte bu yüzden...
Avaz avaz susuyor kadın.
Sımsıkı tuttugu ellerinin sıcaklıgı kaç zaman sonra gider sorusunun cevabıyla ,
yanıbasında bekleyen ayrılıkla kavga içinde..
Asılı kalan aşk’ta gözü..
Hayallerinin çığlıklarını susturmakla meşgul..
Attıgı her adım bir boşluk..
Attıgı her adım yalnızlık..
Gidilen yol ayrılık..
Ayrılış bir özgür’lük ..
Öyle bir özgürlük ki giderken tutsak ediyor..

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Seni/nle yaşamak ..




Seni yaşamak;
Kurulan her hayalin üzerini kara bulutlarla kaplamak,o bulutları görmeden ardındaki güneşi düşünerek yaşamak...
Gitme ihtimalini yaka iğnesi olarak takıp her baktıgında gidişini görebilmek..Gerçeklerle "seninle" yaşamak.. 
Ayrılık sahnesini içimdeki aşk'a yakışır sekilde yaşamak istemek..
Gidişlerine dair kılıfları kenara atmak,yaşanan her anı beynime kazımak..
Varlıgını yokluğumuza armagan etmek..Bizsizlikle sevişmek..
Birdaha gözlerinin içinde ne zaman kaybolacagını bilmeden sende kaybolmak..
Söylenesi tüm aşk sözlerinin boğazda düğüm düğüm olması,
Bambaşka yaşamlarda ortak edilesi tek şeyin " aşk "olması..
Seni yaşamak nefese nefes katmak ve bazen kursakta kalan sessiz çığlıklar..
Seni yaşamak zor sevgilim..
Seninle yaşamak korku dolu ..
Ve bu zor,korku dolu,çığlıklar içinde görebildiğim tek şey kaderime kara çalan gözlerin..


2 Ağustos 2011 Salı

'Uçurumları sevenin kanatları olmalı'




Kalbime bir adam dokunuyor,sessizliğini seviyorum en çokta.. 
Ucundan biraz tadına bakıyorum aşk'ının,elime vuruyor yalnızlık.. 

"Dokunma! Tüketirsin diyor.." 

Korkuyorum..

Saçları gibi dağınık olan aklında kaybediyorum kendimi..Gözlerinin karasında hayatıma dair izler var,hissediyorum..
Belki uzakta bırakmak zorunda olduğu bir kaderi var ..

Sakallarına karışmış hüznüm,gülüşlerimiz eğreti..

Dokunurken saçlarıma başımı önüme eğmem uçuruma benzettiğim gözlerinden düşmemek içindir..                        
Düşersem eğer; tırnaklarımla kazıyarak girdiğim kalbinden çıkmak zorunda kalırım..
Yırtılır sol yanı.Ve ben bilirim "uçurumları sevenin kanatları olmalı"..


Bu yüzden ;

Dudak izleri henüz kalbimdeyken,gitmeleri sırtlanamaz yüreğim..

Biraz daha kalmalıyım
Gözlerine değerek sevdiğim,konuşarak seviştiğim adamla..

Kapatın ışıkları.. 
Sessizliğimizde boğulmalıyız,çünkü biz en çok susarken sevdik  birbirimizi ..

9 Temmuz 2011 Cumartesi



Gidişlerine dair ellerimde kılıflarım var..
Yok yok yakışmıyor hiç biri.. Eğreti duruyor üzerinde..
Kimi büyük.. Kimi küçük geliyor aşk'(ım) a..
Susturmalı dilimdeki seni..
Kulağımda yokluğunun sesleri çalıyor..
Bölünüyor sesler ..
Uğuldayarak yok oluyorsun ..

5 Haziran 2011 Pazar

Gider/sen..


gözlerindeki yasanmışlıktı yüregimi ele geçiren..
sen koca adam sen!
bakarken gözlerimin içine çocuksu sevinçlerimi kattın göz pınarlarıma ..
içimdeki kadına dokunurken ,telaşlı ellerimi nereye koyacağımı bilemezken
avuç içlerinle yaktın, herkesten köşe bucak sakladığım yüreğimi..
dalgalarımda kaybolmandan korkarken ,
"KAL DEMEYİ" geçmişti zaman .. gelişinden anladıgım gidişinde ,bogazıma
dügümlenen seni tutmaya çalışmak "aşk'ı" tutsak etmek olurdu..
gidersen..
sevebilirdim seni..
gidersen haykırabilirdim soluksuz kalana kadar bosluga adını
evet sen gitmeliydin..
çünkü "biz" kelimesine sığdıramadığımız isimlerimiz özgürce bölünmeliydi..
adının her harfiyle özgürce sevişebilmek için yol ayrımından dönmeliydin
yüreğimden en uzak köşeye ..
tutunamam aska demiştim ya .. Şimdi kalbim savas ortasında çare/ses/siz
simdi yoksun ve yokluguna adadıgım dileklerim,tutmayacak dualarım
tutunamadığım ellerin var...

23 Mayıs 2011 Pazartesi



Her gidişinde ; 
düş/erdim yoklğunun amansız koynuna ..
Savrulurken aşkın hengabesinde biri seni yitir/e/mezdim Hiçliğinde kaybolmuş yüreğimde ..
Bir tek gülüşün kaldı avuçlarımda , k/anıyorum duvarlara çarpan sesinle ..
Sensizliğin beyin ölümünü gerçekleştirdim bir tek ismin kaldı dudaklarımda ,
 '' kara '' çalınmış dualar gibi ..!
İşte şimdi yalnızlığım tamda gözlerimden okunuyor ..

21 Nisan 2011 Perşembe

Düş/eş'im



Avuçlarımın arasında ecel terleri dökerken aşk/ın
Ceplerimden taşan acıları fondip yapıp ,seni unutmaya ç/alışmak .. 
Sırat köprüsünde  sallandırıyorum içi boş olan hayalleri..

Kır/ı/k hikâyelerimde 
Bütün ayrılma hal eklerini kullanıyorum
Anladım ..
Düş/eş değil bu sefer ayrılık..
Gizledim aşkı özne misali..
Sıfatını kaldırdım suretimden..
Dolaylı değil artık anlatımlarım..
S/ayıklıyorum nefesini..tümcelerimi..
Masalın başında var olan ismin fiil oluyor gitmelere kanıyor..
Yolculuyorum,düş/eşimi..
Hoşça/kal !!

10 Nisan 2011 Pazar

Bizsizliği kucaklıyorum,gidişinin şerefine ölüme açıyorum kollarımı...

Tüm gün/ahları sırtlandım..
Aldım sırtından sahip çıkamadıgın aşk'ın yükünüde..

Yolum karanlık benim,düşme peşime kaybolursun.. Kendimi ararken seni de kaybederim gün/ahlar içinde..
Kaskatı kesilmiş kirli bedenimle senden arta kalan tüm izlerle bata çıka yürüyorum ,takip etme ayak izlerimi silinir ardımdan bilirim ..
Hatırlarım; bırakırdım kendimi "derin"gözlerine.. Kırpıyordun gözünü ve d/üşüyordum..

Gözyaşlarına tutunmaya çalışırken eriyip gittim dudaklarının arasında kurdugun kelimelerle..
"L/imansızım gittiğinden beri " demiştim ya.. Limanları batırdın karaya vurdugun gemilerinle..

Yaktım tüm gemileri ..

İşte bu yüzden;

İmansızım artık ..Aşkına baş kaldırarak,inkar ederek varlıgını ..Sen dileyip sen okuyup sen üflerken ismini dilime almayarak imansız olup çıktım...

Gün/ahım ben .. bil bunu çocuk!

BİLKİ!
Aşk'a altın tepsilerde sana sunarken.. ilmek ilmek sana örerken sevgi baglarımı,içimde uydurdugum masallara kandırırken kalbimi geri dönüşlerin aslında bir avuntu olabileceğini inandıramadım yüreğime..


Bırakıyorum tüm soruları cevaplarıyla beraber sana..Kopya çekmek serbest,tek kural soruları karalamadan cevapla çocuk ..!


Harfleri tüketiyorum..Kalemimi kırıyorum ve idamımı kendi ellerimle veriyorum..

Şimdi ölümü kokluyorum..

Göz kırpıyor ateşler bana.. Ve Tutunuyorum ateşlere..
Sessiz çığlıklarla,gün/ahlarını da sırtlanarak yüksek müsaadenle..
Öldürüyorum seni,beni ve hiç olmayan bizi...!
Seni anlatan her kelimeyi lugatımdan siliyorum..
Tükeniyor harflerim..
Küsüyorum kalemime..

Tüm cümleler artık sana ait...
Ve bırakıyorum aşk'ı ulu orta p.ç gibi..
Üzgünüm çocuk daha "derin" sularda boğulmalıyım..

9 Şubat 2011 Çarşamba

Eksik başlayıp,Fazla bitmiştik..


Haftanın ortası,

ayın ortası,

aşk'ın ortası,

yalnızlığın ortası..

Ve ..

İki benliğin arasında sıkışıp kalan yüreğin..

Diğer yanını başının üstünde taşırken elinde tuttuğun diğer yanı/n/m/ı bıraktın zamanın acımasız kollarına..

Dağınıktı aklın..
Hiç dokun/a/madığın Saçlarım gibi..

Yüreğini seremedin yüreğime..
Küçük ellerini nereye koyacagını hiç bir zaman bilemediğin gibi..

En korktugum ölüm anıyla “derin” gözlerinde boğulabilirdim..
Bakabilseydin gözlerimin en derinine..

Yedek oyuncu,
Son çalınacak kapıydı kalbim..

Aşk'ı kendi halinde yaşama hevesinde bırakarak,yarınlara gebe mutluluklara her defasında kapılarını sertce kapattın..

O kapıyı en sert haliyle kapattıgından beri..

L/imansızım,

gittiğinden beri..

..

Yüreğim dalgalandığı anda sığınağım da yok oldu..

Avunacak kelimelerim tükendiği anda gözyaşlarıma vuruyorum gözlerimi..

Dudağıma değen o tuz dilimi değilde yüreğimi yakıyor gibi..

Hani içimi acıtan yalnızlık değilde sensizlik gibi..

Düşler kuruyorum yokluğunun üzerine..

Her gece farklı masallarla büyütüyorum kalbimi..
Sonu birbirinden farklı masallar..
Sonra gidişlerine dair kılıflar buluyorum..

Ama hepsi üzerimde eğreti duruyor be adam!

Hani hiç sevmediğin bol tişörtlerim gibi..

Bak yakışmıyor işte üzerime gidişin..!

Tek bildiğim..

Kusursuz bir ayrılıktı bu..

Kusursuz bir sevdayı sevmiş/im gibi..

Eksik başlayıp..

Fazla bitmiştik..

11 Ocak 2011 Salı

Buselik makamım ..




Buselik makamımdan senin için çaldım sevgili..
Gözlerim tek bir noktada!
Sen/sizliğin izinde..
Yarım kalmış bir cümleyim..
Gizli öznesi kayıp..Devrik bir cümle..
İsminin ardında iki noktalarım var..
Tamamlayasın diye ,ben tamlanamıyorum yokluğunda..
Söylesene sevgili hangi yalanda kaybettik yolumuzu..?
Hangi umuda yetim verdik kalp kırıklarımızı?
Giderken hangi parçan  ben de kaldı da ben hala en uzakta  seni aramaktayım an be an ..
Giderken;
Saçlarımın dalgasında bıraktın düşlerini..
Düşüşlerimi..
Şimdi düşler kuruyorum düş/üş/ler içinde ..
Yanıma kalan kimsesizlikle yoğrulmuş yokluğun..
Hüznüm yokluğundan..
Hani dedim ya en başında buselik makamımdan çalıyorum senin için diye..
Ben değil sen ç/alıyorsun buselik makamımı.. 

Dipnot: Resim için Erdi Karaya sonsuz teşekkürler ..