31 Ağustos 2010 Salı

Yalnız kalmaktan korkmuyorum da..Ya canım ellerini tutmak isterse .. ?

Bu gitmeler gitmek değil.. Aslında hiç bir aşka gitmeler yakışmaz ama senin üstünde daha bir egreti duruyor be sevgili.. Hani sen sevmezsin ama bir Sezen sarkısı dilimde.. Git – me kal Ne olursun diyor..

Giderken ardınsıra bu yüreğide sürüklediğinin farkındamısın sevgili..Bilsen her defasında gözlerini içime hapsetmek istediğimde yüreğimi yangın yerine dönüştürdüğünü..

Bir su\s serpermiydin yüreğime,dilime,gözlerime..?

Ya da taş olsaydım yolunda veya rüzgarım engelleseydi seni.. saçlarım yüzünde karıssaydı,ellerin ellerimde kalakalsaydı..

Anladım..

Bu şehir çok büyük..

Korkuyorum bu şehirde sensizlikte ve sessizlikte kaybolmaktan...

Kendime çizemediğim yolun beyin ölümünü gerçekleştirdim demiştim hatırlarsan bu şehirden ilk gidişinde..

O yolu bulamadım hala..

O yol karanlık..

Ve en büyük korkum karanlıktır bilirsin..

En büyük korkum.. karanlık ve sensizlik..

Sevdiğim bir şairin dizeleri nasılda anlatıyor beni sana;

"Yalnız kalmaktan korkmuyorum da..Ya canım ellerini tutmak isterse ? "

Şimdi odam karanlık,adımlarım korkak..

Sol yanım boş..

Kokun gittikçe uzaklaşıyor burnumdan...

Hiç yorum yok: